• Twitter
  • Technocrati
  • stuble
  • rss
  • Reddit
  • flickr
  • Digg
  • youtube
  • facebook

Sosyal ağlarda takip et

Hayatını yeniden yaşayabilseydi eğer

(0)

Kategori : Genel

Okuduğu veya izlediği hemen hemen herşeyi çok kısa bir sürede unutup, okuduklarını anlatamayan veya izlediklerini tekrar izleyen biri olarak aşağıda paylaşacağım yazıyı ilk okuduğumdan beri hiç unutamadım, sık sık hatırlayıp yeri geldiği zaman insanlara bahsedip okuttum. Şimdi ise burdan paylaşıp daha önce okumamış veya dinlememiş olan insanların okumasını sağlayarak edinmiş olduğum sosyal mesaj verme görevini bir adım daha ileri taşımış olacağım. Bahsettiğim yazıyı Avustralya’lı bir kadın (Emma Bombeck) kanser olduğunu öğrendikten sonra kaleme alıyor ve “hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer” diyerek pişmanlıklarından bahsederek geride kalanlara tavsiyelerde bulunuyor.

Bakalım neler söylüyor.

Hayatımı Yeniden Yaşabilseydim Eğer;
Hastayken yatağa girer, dinlenirdim. Ben olmadığım zaman herşey kötüye gidecek gibi düşünmezdim.
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz, yakardım..
Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken patlamış mısır yer ve şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda, leke olacak diye daha az korkardım..
Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım..
Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.
Saçım bozulmasın diye arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.
Ömür boyu garantili, pratik vs. denilen hiçbir şeyi satın almazdım.
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu farkederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini, yüzünü yıka” demezdim. Onlara daha çok “Seni seviyorum” ve ondan da çok “Özür Dilerim” derdim.
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu. Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme.. Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı ile ilgilenmezdim..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Unutmayın, sahip olduğumuz ruhsal, fiziksel ve duygusal herşey için Tanrıya şükredin..
Tek bir hayatımız var ve birgün sona eriyor. Umarım hergününüzü değerlendirirsiniz.

Eminim bu yazıyı okuyan herkes yukarıdaki satırlarda kendinden birşeyler buldu veya yakınlarında gördükleri bazı davranışlar aklına geldi ve yazıyı yazan Emma Bombeck’e hak vererek onun pişman olduğu bazı şeyleri kendi yapmamaya karar verdi. Yazıda bahsedildiği gibi yaşarsak herşeyin hem kendiniz hemde karşınızdaki kişiler için çok daha güzel olacağına inanıyorum. Malesef, hayatı yeniden yaşamak gibi birşey yok, tabi reenkarnasyon‘a inanmıyorsanız. Son satırda da denildiği gibi “Tek bir hayatımız var ve birgün sona eriyor. Umarım hergününüzü değerlendirirsiniz.”  

Sende paylaş:

Yorum Yapın